En son
İstanbul’da suya yapılan yüzde 15.62’lik zamdan sonda usta oyuncu Kemal Sunal’ın
Orta Direk Şaban filmine benzemeye başladık. Yakında Kemal Sunal gibi masalara çıkıp ‘zam zam’ diye bayılmaya
başlayacağız. Marketlerde artık her şey ateş pahası oldu birkaç yıl önce poşet
poşet alıp daha az ücret öderken şimdi bir poşeti bile neredeyse dolduramaz
duruma geldi insanlar.
Ekonominin
en ağır tarafını zaten durumu iyi olmayan vatandaşlar çekiyor. Daha önce
umursamadığımız küçük şeyler bile şimdi alınamayacak tarafta oldu. Çocukları
ile bakkala giden anne babalar evlatlarının istediğini alamayacak duruma geldi.
Biran önce İktidarın bu pahalılığın önüne geçecek önlemleri alması gerekli.
Aksi
takdirde bu durum seçimde oy olarak karşılarına gelecek. Çünkü her şey aşırı derecede
pahalılaşmaya başladı. Özellikle pandemi ile kapanmanın da olmasıyla bir çok
yer bini fırsat bilim ürünlere zam yaptı. Zaten alım gücü düşük olan halk iyice
bir şey alamayacak duruma geldi.
Bu durum
önüne devlet bir çok yerde açtığı Tarık ve Orman Bakanlığı’na ait bakkalları
yaygınlaştırması ile geçebilir. Ya da Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı
Halk Marketlerin diğen illerde de yaygınlaşması gerekli. Vatandaş buralara
giderek alım gücüne göre alış veriş yapacaktır.
Özellikle
her şeyin pahalı olduğu İstanbul’da bu duruma bir an önce çare bulunmalı.
Okulların da açılması ile ailelerin zorlandığı zamanlar başladı. Artık kalemler,
kağıtlar eskisi gibi ucuz değil… Sanki insanlar okumasın diye kitaplar bile
pahalı. Para kazanmak çok zor oldu. En azandan kitaplardan vergi filan
kaldırılabilinir.
Her şeye
koyulan vergiler insanların belini bükmüş durumda. Öyle bir kılıfına uydurulmuş
ki her şey verginin bile vergisini alabilirler. Meclis’te oturanlar aldıkları
iyi maaşlara rağmen doğru düzgün bir vergi ödemezken, Meclis lokantasında
yemeklerin oldukça ucuz olmasına rağmen dışında vatandaşlar üç kuruşun hesabını
yapmaya başladı.
Meclis’teki
beyler kendilerine orada bir dünya kurmuş ve oradan dışarı çıkıp vatandaşın
arasına karışmıyorlar. Karışsalar bile ‘dostlar
alış verişte görsün’ mantığı var.
Yüce Atatürk’ün
gösterdiği yal bu değil. Bu sadece bir avuç azınlık mutlu olsun diye kalabalık
bir kitlenin gece gündüz çalışması. Bu durum nereye kadar gidecek bilmiyorum…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum Kuralları
1.Yapılan Yorumlar İncelenip Değerlendirilecektir Gerekirse Yasal İşlem Uygulanacaktır.
2.Herhangi Bir Ağır Söz Ve Küfüre Maruz Kalındığında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 e Göre Cezalandırılacağı Dikkate Alınması dahilinde işlem yapılacaktır.