Okullar ne
zaman açılacak? Bütün öğrencilerin aklındaki soruyu Bakan Selçuk katıldığı
canlı yayında açıkladı. Bakan Selçuk yaptığı açıklamada 17 Ağustos’ta
öğretmenlerin 6 Eylül’de de öğrencilerin okula gelmesini beklediklerini ifade
etti.
Habertürk
TV'de Açık ve Net programında Kübra Par'ın sorularını yanıtlayan Milli Eğitim
Bakanı Ziya Selçuk önemli açıklamalarda bulundu.
Milli Eğitim
Bakanı Ziya Selçuk, Habertürk TV'nin Gaziantep Gizem Doğan Yaşam Öğrenme
Merkezi'nden yaptığı canlı yayında yaptığı açıklamalarda okulların 6 Eylül'de
açılacağını duyurdu. Bakan Selçuk, "6 Eylül'den itibaren öğrencilerin
gelmesini bekliyoruz" açıklamasında bulundu. Selçuk ayrıca LGS
sonuçlarının 26 Temmuz'da açıklanacağını aktardı.
LGS
sonuçlarının 26 Temmuz'da açıklanacağını duyuran Bakan Selçuk, hayat boyu
öğrenmenin önemine işaret ederek, “Türkiye’de 15 bin mahalle belirledik. Bu
mahallelerdeki birer okulumuzu, okul dışı saatlerde ve hafta sonlarında halk
eğitim merkezine (HEM) dönüştürüyoruz” dedi. Atama bekleyen öğretmenlerle
ilgili de açıklamalarda bulunan Bakan Selçuk, "Atama takvimi ilan edildi.
Eylül başında atamalar yapılacak. Artık hangi il ve ilçelere yönlendirildikleri
Eylül ayında ilan edilmiş olacak" ifadelerini kullandı. Bakan Selçuk
ayrıca, öğretmen kadrolarıyla ilgili olarak da, "Öğretmenlerin üçte ikisi
bu dönemde alınmış. Bazen kadrolarda bütçe kısıtından daralmalar sözkonusu
oldu. Engelli öğretmenlerle ilgili yıl içinde dönem dönem atama yapıyoruz.
Kadro geldiğinde bu sene ve önümüzdeki sene yine yapacağız. Türkiye'de
maaşlarla ilgili genel tablo içinde tabii ki farklılaşma olacak ama şu an bir
şey söylemimiz mümkün değil" diye konuştu.
Milli Eğitim
Bakanı Ziya Selçuk'un Habertürk TV'ye yaptığı özel açıklamalardan öne çıkan
başlıklar şöyle:
"23 BİN OKULUMUZ TELAFİ EĞİTİM İÇİN BAŞVURUDA BULUNDU"
Telafi
meselesi hem akademik hem sosyal duygusal anlamında önemli kavram. Özellikle
yaz aylarında sosyal duygusal faaliyetlerle çocuklarımızın özgüvenlerini,
kültürlerini artırmaktır. 2 saatlik dilimler halinde yüzlerce öğrencimiz bu
parkurlara geliyor. Daha sonra bir başka grup geliyor. Yaklaşık 55 bin
civarındaki okulumuzdan 22-23 civarında okulumuz başvurdu.
Bu
kamplardaki etkinliklerde akademik eksikten başka ihtiyaçları karşılayacağız
Bütün
belediyelerimizin hangi imkanları varsa, başta tesisler, halı sahaların olduğu
yerler. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür Turizm Bakanlığımızın yerleri var.
493 bin faaliyet var bu etkinliklerde. Biz karar alırken öğretmen odalarına, il
müdürlüklerine danışıyoruz. Bir okulun öğrencilerin ihtiyacını en iyi öğretmen
ve okul müdürü bilir. Yazın sportif, kültürel, sosyal, duygusal faaliyetlere
ağırlık verilmesi istendi. Buralarda akademik eksiklikten başka ihtayaçları da
karşılayacağız.
"TELAFİDEBENDEVARIM.MEB.GOV.TR'YE
BAŞVURABİLİRLER"
İstedikleri
zaman, istedikleri hafta, istedikleri gün yapacakları tek şey, telafidebendevarim.meb.gov.tr'ye
başvurabilirler. Orada il, ilçeler var. Oradan başvuru yapabilirler. 300 bin
civarında öğretmenimiz de 'telafide ben de varım" diye başvuru yaptı.
Öğrenci sayısı yaklaşık 8 milyon civarında. Bulunduğunuz ilde, ilçede etkinliğin
hepsine katılabilirsiniz.Bizim görevimiz okulları açık tutmak. Bilim insanları
önümüze tablo koyar da derse ki, 'sayısal veriler endişe verici,
öğretmenlerimiz ve çocuklarımızın sağlığı endişe altında' o zaman biz MEB
olarak 'okullar kapatılsın' diye bir karar vermiyoruz. MEB ilk defa başka
bakanlıkların verilerini dikkate alarak kararlar almaya başladı.
"ÖYLE BİR RİSK OLMASA OKULU NİYE
KAPATAYIM?"
Keşke
kapatmasaydık ama bu siyasi karar olmanın ötesinde toplumumuzdaki yaşama
biçimi, düğün, ziyaret, bayram, toplu taşıma araçları bütün buralarda her ülke
insanının yaşama kültürü var. Vaka sayılarına ilişkin gördüğümüz tablolar tıp
insanların somut kanıtların ortaya koyduğu tablolar. Milli Eğitim Bakanlığı
'önce sağlık' der. Öyle bir risk olmasa ben okulu niye kapatayım? Aşılamayla
ilgili Allah'a şükür müthiş bir aşama kaydediyoruz, hızlı gidiyoruz. Yeni
dalgalar, varyantlar ortaya çıkmazsa bu süreci çok rahat yönetiriz. Bilim insanları
'risk var' dediğinde 'hayır okulları açık tutmak istiyoruz, siyasal karar
budur' deme hakkımız yok.
"OYUN VASITASIYLA FİZİK, KİMYA
ÖĞRENEBİLİYORLAR"
Kayıp kuşak
meselesi bana ilginç geliyor. Bir kuşağın kaybolması herhangi kanıtı olmayan,
bilgi, belge, saha çalışmalarından kaynaklanmayan herhangi bir belge doğru
değil. Bizim herhangi ilimizin, Mardin'in herhangi ilçesinin her birinin eksiği
nedir? Biz bunları saha çalışmaları vasıtasıyla belirliyoruz, çok yakından
takip ediyoruz. Diyelim ki ilkokul 1'ler. Okumada yüzde 90, yazmada yüzde
70'ler civarında. Okullar açılır açılmaz öğretmenlerimiz yazmaya ağırlık
vermeye başladılar. İstiyoruz ki ekip çalışması, sosyalleşme, arkadaşlıklar,
fikir alışverişleri, sporla, sanatla, bilim çalışmalarımız var. Bir taraftan
oyunlar vasıtasıyla fizik, kimya öğretiliyor. Bilim sanat merkezlerimiz var.
Zap suyunda geçen hafta rafting yaptık. Siz raftingte fizik, kimyayı
bulursunuz, coğrafya bilgisini de verirsiniz. Bugün tüpün içerisine sıvı
döktüm, boyumu aşan köpük çıktı. Bu aslında bir müfredattı.
"HER ÖĞRENCİMİZE ÜCRETSİZ KİTAP
DAĞITTIK"
Türkiye'nin
neresinde olursa olsun sınavlara hazırlanan her bir öğrencimiz için yüz yüze
kurslarımız devam etti. Biz böyle kursu açmasak imkanı olan veliler belki özel
ders işlemlerini yapacaklardı. Bizim EBA televizyonunun izlenmesinin verisi
yok. Bizim öğrencilerimiz için EBA, destekleme kursları, canlı ders imkanları,
zaman zaman okula gelmeleri. Bu öğrenciler ne kadar devam etti, hangi
yaştalardı? Bu öğrenciler ilçe düzeyinde belirleniyor. Özellikle mezralarda,
köylerde yaşayan öğrencilere ulaşımda zorlandılar. Sadece Kastamonu'da 4 bin
mezra vardı. Bu çocuklar için soru paketleri, kitaplar hazırlandı. Her bir
öğrenciye 17 kitap verdik. Yazın dağıttığımız kitaplar var. Her bir öğrencimize
yaz için arkadaş kitapları dağıttık. Her bir sınıf için ayrı olarak. Burada
hayat hikayesi okunurken matematik, Türkçe öğreniliyor. Bu kitapları bütün
öğrencilere dağıtıyoruz.
"750 BİN BİLGİSAYARI ÇOCUKLARA
ULAŞTIRDIK"
EBA destek
merkezlerimiz var. 15 bin 300 tane. Evine en yakın okulda gidip, internet
bağlantısı var. Çeşitli ortamlarda kitap, kaynak, dijital içerikler var. Bunlar
daha çok imkanı zayıf olan yerlerde var. Buralarda herşey ücretsiz. Evinde
bilgisayar olmama ihtimali olan her çocuğun hizmetindeydi. Hangisine ne kadar
çocuk geldi bütün bunlar belli. Kesinlikle çok verim aldık. Bir kısım
çocuklarımız oraya hiç uğramadı. Ya imkanı vardı, ya başka bir şey vardı. Bizim
imkansız olarak tespit ettiğimiz yaklaşık 1,6 milyon çocuk var. Kardeşleriyle
düşündüğümüzde 750 bin bilgisayar dağıttık. Öncelikle ekonomik durumu en zayıf
öğrencilere dağıttık.
"HEPSİNİN EVLERİNE TELEVİZYON
GÖNDERİLDİ"
Aile ve
Çalışma Bakanlığımızın elinde veriler var. Hane hane tespit ediyoruz. 917 bin
öğrencilik liste verdiler. En dezavantajlılar dediler. Hepsine ulaştık. Hatta
televizyonsuz evler vardı. Hepsinin evlerine televizyon verildi. Şartlı nakit
yardımı gibi, kızların okullaşma oranı gibi yardımlar verildi. Bunun daha
fazlasını yapmamız lazım. Okullara bütçe gönderiyoruz. Okul aile birliği güçlü
olan okullara daha az, imkanları sınırlı olan okullara daha fazla bütçe
gönderiyoruz? Niye fırsat adaleti için.
"ÖĞRETMENLERİMİZİN YÜZDE 90'ININ
AŞILARI TAMAMLANDI"
Sizin
eleştiriniz yapıcı olup, şu şu eksiklikleriniz var şeklinde mi yoksa yıkıcı,
yakıcı, yok edici mi? Bu eleştiriler insana sırtındaki akrebi göstermek
gibidir. Eleştiriler bizim için gerçekten çok yararlı. Sahadan öyle eleştiriler
geliyor ki bize. Bazen hakikaten bir yeri göremiyoruz. Salgın döneminde il
müdürlerimizle en az 50-60 kez görüştük. Siirt'te şuna, Bilecik'te şuna dikkat
etmek lazım deniliyor. Aşılama konusunda seçimlerden sonra ilk başlayan grup
öğretmenlerdi. Şimdi tamamlanmak üzere. Yüzde 90'lar civarında. Hatta 3.
aşılarla ilgili senaryolar çalışılıyor.
"HİÇBİR ÖĞRETMENİMİZ ÇOCUKLARI
RİSKE ATMAZ"
Bizim ilk
sayılar yüzde 15 civarında öğretmenimiz aşıya gelmedi. Zamanlama, lojistik
nedenler olabilir. Yaptırmak istemeyebilir. Bu konuyla ayrıntılı analiz henüz
bitmedi. Bizim 'aşı olmayan öğretmenin eğitim, öğretim yapması sözkonusu
olamaz' diye bir yaklaşımımız hukuki olarak olamaz. Biz de gerekirse bire bir
konuşur, dertleşiriz. Hiçbir öğretmenimiz hiçbir çocuğu riske atacak bir
tercihte bulunmaz.
"6 EYLÜL'DEN İTİBAREN
ÖĞRENCİLERİMİZİN GELMESİNİ BEKLİYORUZ"
Elbette bu
gidişe bakıyoruz, dünyadaki gidişe de bakıyoruz. Kontrol artmaya başladı.
Varyantlarla ilgili farklı çözüm senaryoları başladı. Türkiye'de de kontrol
edilebilir düzeyde. Tereddütsüz Eylül'de başlayacak gibi yönetiyoruz. 6
Eyül'den itibaren öğrencilerin gelmesini bekliyoruz.
"ÖĞRENCİLERİNİZİN GÖZÜNE GÖZÜNÜZ
DEĞMEDEN DERSE BAŞLAMAYIN"
Öğretmenlerimizle
her görüşmemde şunu söylüyorum, ne olur ilk ders matemetik, fizik demeyin. Bunu
şundan dolayı istiyorum. Benim arkadaşlarımla konuşurken şunu söylerim.
Sınıftaki çocukların gözünüze gözünüz değmeden, kalbine ılık ılık akmadan derse
başlamayın. Önce hemhal olalım. Sohbet edelim. Konuşalım. Adın ne, kaç
yaşındasın?
"HANGİ DİLİMDE SOSYAL/DUYGUSAL
EKSİLKİLER VAR BUNU TESPİT ETTİK"
Bunu
salgından bağımsız istiyorum. Bu öğretim yılının tümünü güçlendirir. Aslolan
öğretmen ile öğrenci açısından şefkat bağıdır. Bu kanalı açmadan ders öğretemezsiniz.
Birden bire akademik şokla karşılaşmalarını istemiyoruz. Çocukların
motivasyonu, beklentisi, sosyal duygusal özellikleri salgın döneminde
farklılaştı. Gelir dağılımı düştüğünde öz yönetimin yükseldiğini, gelir
dağılımı yükseldiğinde öz yönetimin düştüğünü görüyoruz. Hangi çocukların neye
ihtiyacı var diye rehberlik notları, videolar hazırladık. Hangi dilimde sosyal
duygusal eksiklikler var, bunları tespit ettik.
"BİZİM GENEL BİR ÖĞRETMEN
İHTİYACIMIZ VAR"
Talim
Terbiye Başkanlığı 'her sınıfın özel kazanımları var' diyor. Bazı örüntü
kazanımlar var ki, o kazanımlar olmadan üst sınıfta olmaz. Her sınıfın
kazanımları belirlendi. Bunu her öğretmenimizle paylaşacağız. Sayın
Cumhurbaşkanımızın orada kalabalık içerisinde ayak üstü bir konuşma üzerinde ifadeleri
sözkonusuydu. Genel bir öğretmen ihtiyacı yok şeklinde bir ifade değildi.
Salgın dönemi için söylemişti. Yoksa bizim genel bir öğretmen ihtiyacımız var.
Hem emekliye ayrılan öğretmenler açısından. Öğretmenlerin üçte ikisi bu dönemde
alınmış. Bazen kadrolarda bütçe kısıtından daralmalar sözkonusu oldu. Engelli
öğretmenlerle ilgili yıl içinde dönem dönem atama yapıyoruz. Kadro geldiğinde
bu sene ve önümüzdeki sene yine yapacağız. Türkiye'de maaşlarla ilgili genel
tablo içinde tabii ki farklılaşma olacak ama şu an bir şey söylemimiz mümkün
değil.
"DEVLET OKULLARININ İMKANI
GİDEREK ARTIYOR"
Türkiye 2002
Türkiyesi değil, milli gelirde artış var. Özel okulların öğrenci oranı yüzde 8,
okul sayısı yüzde 20 düzeyinde. Özel okullarda bina sayısı, fiziksel mekanlar
daha fazla olduğu için farklılaşma var. Ama bizim okullarımızın imkanları da
giderek artıyor. Bugün bir meslek lisesine gittim o kadar güzel atölyeler, spor
salonları var ki. Elbette her okulda yok. Başka ülkelerle karşılaştırıldığında
yüzde 8'lik oran hala çok düşük. Ulusal gelir dağılımına baktığımızda aslında o
oran çok yüksek.
"ÖZEL VE DEVLETTE OKUYANLAR
BİZİM ÇOCUKLARIMIZ"
Okul
türlerine göre bakıldığında, sınavla alınan okullarda başka, fen liselerinde
başka, anadolu liselerinde başka tablo ortaya çıkar. Yüzde 90'lık gruptan
bahsediyoruz. Karşılatırma yapabileceğiniz birtakım ölçütler sözkonusu olmalı.
LGS sonuçlarına baktığımızda ya da üniversite giriş sınavlarında belirli
aralıkta özel okulların belirli puanları, devlet okulların belirli aralıklarda
yüksek puan aldıklarını görüyoruz. Bunların hepsi bizim evladımız, bizim
okullarımız. Özel okullardaki evlatlarımız da diğer öğrencilerimiz de bizim
evlatlarımız. Bugün tesadüfen özel okul ücretleriyle bir radyoda dinledim. Özel
okullardan bahsettiğimizde diyelim ki yüksek denilen ücretlerin onda birine de,
yarısına da özel okul ücretleri var. Yüzde 8'in ne kadarı yüksek okul
ücretleriyle karşı karşıyadırlar?
"MEB'İN ÖZEL OKULLARA KARIŞTIĞI
ALANLAR BELLİ"
Benim
duyduğum en yüksek rakam 70-80 bin lira civarındaydı. Böyle baktığımızda o
gelir dağılımındaki kişilerin altından kalkabileceği durumdur. Gerçekten
sayıları çok fazla olmayan okullar bunlar. Milli Eğitim Bakanlığı özel
okulların bütçesine karışmaz. Okulun açılış iznini verir, uyulması gereken
kurullara uyup uymadığına bakar. Bütçesini nasıl kullanyor, nereye harcama
yapıyor, servisi nereden alıyor, yemeği nereden alıyor gibi bunlara yetkisi
yok.
"LGS SINAV SONUÇLARI 26
TEMMUZ'DA AÇIKLANACAK"
Geçen sene
1,5 milyon LGS'ye girdi 181 birinci vardı. Bu sene 1 milyon civarında girdi, 90
birinci var. Bugün başlayan tercih başvuruları 16 Temmuz saat 17.00'ye kadar
devam edecek. Biz de yerleştirme sonuçlarını 26 Temmuz'da açıklayacağız.
"HAYAT BAŞARISI BAŞKA, OKUL
BAŞARISI DAHA BAŞKA BİR ŞEY"
Merkez
yerleştirmede robot tercihler yapabilecek. Bu okulların listesinden 10 okul
tercih edilebilecek. Bir öğrenci sınav kağıdından çok daha başka bir varlıktır.
Hayat başarısı başka, okul başarısı başka bir şeydir. İletişim beceriniz, kitap
okmanız, kültürel birikiminiz, sporla ilgilenmeniz, birçok değişkenle birlikte
hayat başarısı ortaya çıkıyor. Azim, IQ'dan daha önemlidir.
"DÜNYADA BÜYÜK BİR KIRILMA
GERÇEKLEŞECEK"
Spor
lisesiyle ilgili bir tercihte bulunacak veya ben bilimle veya sanatla alakalı
bir şey yapmalıyım diyor. Geleneksel olarak bölümlerde bir değişim yaşanıyor.
Önümüzdeki 10 yıl içerisinde mesleklerin dörtte üçe yakını otomasyon, robot,
dijitalizasyon eşitleneceği gerekiyor. Çocukların anne babalarının mesleki
gelişimi ile paralel olmayacağını bilmeleri lazım. Çocuk hayal ederse
somutlaşma ortaya çıkar. Bundan dolayı da geleceğe dönük olarak çocuklarımızın
ben bir meslek sahibi olup oradan emekli olacağım diye düşünmemeleri lazım.
Onları her 5 yılda bir yeniden bir eğitim alma zorunluluğu geliyor. Büyük bir
kırılma geliyor dünyaya.
"KREŞLERLE İLGİLİ KISIT ŞİMDİ
AÇILMIŞ OLDU"
Bir defa
MEB'in okul binası, kreş yapmasıyla ilgili bir konu değil. Başka kamu
kuruluşları vardır. Belediyeler vardır. Bu dönemde kendi personeli için yeni
kreş binaları yapmak istiyordur. Yasal olarak bu görev MEB'in. Belediyelerin
yasal olarak kamuya yönelik kreş açmanın hukuksal temeli yok. Ama kendi
personeli için birtakım çalışmalar yaptıklarını, eğitime destek verdiklerini
biliyoruz. 2018 yılında tasarruf tedbiri açıklanmıştı. MEB yatırım bütçesini
mevcutları bitirmekle ilgili tasarruf etmiştir. O tedbirlerle ilgili kısıt
şimdi açılmış oldu. Diğer kamu kurum ve belediyeler açısından tasarruf tedbiri
var.
6 EYLÜL'DE OKULLAR AÇILIYOR
Biz 6
Eylül'den itibaren okullarda yüzyüze eğitim alınmasıyla ilgili her türlü
çalışmalarımızı tamamlıyoruz. Öğretmenlerimiz zaten gerekli hazırlıkları
yapıyorlar, yapacaklar.
"BENİM ASIL SEVDİĞİM ŞEY KİTAP
OKUMAKTI"
Ben biraz
ders kitaplarını değil de başka kitapları daha çok severdim. Top oynamak,
dışarıdaki işlere daha fazla yönelmek, okulu ikinci derecede düşünmek gibi bir
yapım vardır. Ama sonrasında daha disiplinli çalışma geldi. Çok zayıfım olurdu
benim. Pastanede, dolmuşta çalıştım, yaşam deneyim yüksekti. Üniversiteye
giderken taksi şoförlüğü yapıyordum. Benim asıl sevdiğim şey kitap okumaktı.
Bizim dönemimizde okula gitme oranı düşüktü. Oturup kitaplardan sınava
hazırlandım. Özel ders, derhsane gibi çalışmalar olmadı. Son 2 yıldır
sınavlarda kitap okuyan, okuduğunu anlaması yüksek olan öğrenciler başarılı
oluyor.
"BURAYLI SINIRLI OLMAYIN DÜNYA
SİZİN KÖYÜNÜZ"
Üç çocuğum
var. Çocuğun hamuruna, potansiyeline, mizacına bakarım. O çocuk nereye yönelmek
istiyor, bunu görürüm. Sınavlara disiplinli çalışan kızım ve oğlum var. Ama
küçük oğlum asla sınavlara çalışmam diyen bir çocuktu. Ama sonuçta hepsi
başarılı oldu. Çok farklı dünya görüşlerinden, çok farklı insanlarla tanışmalı,
kitaplar okumalısınız. Ülkeniz için, dünya için evrensel sorumluluklarınız
olmalı diye düşünüyorum. Kişisel olandan evrensel olana giderseniz o zaman bu
topraklarda yaşamak ne anlama geliyor diye görüşünüz oluşur. Ezbere değil,
sloganlarla değil kendi inşa ettiğiniz bir dünyanın olmasına çok dikkat edin.
Bilimin rehberliğinde, bilim yolculuğu içerisinde olursanız size dünyanın
kapıları açılır. Burayla sınırlı tutmayın kendinizi, dünya sizin köyünüz.
"ÇANAKKALE'Yİ GÖRMEDEN
TÜRKİYE'Yİ TANIYAMAZSINIZ"
Öğrencilerin
kişilikleri önemli. Özgüveni nedir, kendi başına yaşama potansiyeli nedir?
Üniversitede kendi oğlum için değişim programı vardı. Hong Khong'a gitti. Sonra
Avrupa'ya gitti. Buraları görme imkanı buldu. Bunları onayladım. Sonra
Türkiye'ye geldiler, Türkiye'ye hizmet veriyorlar. Aileler çocukları kendi
memleketine hapsetmesinler! Çanakkale'yi görmeden Türkiye'yi tanıyamazlar.
Sizlerin dünyaya açık olmanızı isterim. Bu ülkenin evladı olarak ayaklarınızın
biri bu topraklara diğer ayağınız dünyayı dolaşacak.
"SALGIN PİLOT UYGULAMA YAPMAMIZA
MÜSAADE ETMEDİ"
İki sene
önce ortaöğretim tasarımı yapmıştık. Dünyada liselerde ortalama 6-7 ders var.
Bizde 13-14 ders var. Bizim öğrencilerimiz derinleşmede sorunlar yaşıyorlar.
Biz bir çalışmanın pilotunu yapmadan ülkeye genellemek istemiyoruz. Çünkü bu
deneme tahtası değil. Pilotu yapabilmek için salgın müsaade etmedi. İnşallah
Eylül'de bu çalışmayı yapacağız. Müfredatı değiştir eğitim iyileşsin, böyle bir
önerme yok. Burada önemli olan öğretmen eğitimi, öğretmen niteliği, zamanın
ruhunu dikkate alan değişim. Okulların imkanlarını zenginleştirmek. Fırsat
adaleti ile buna çalışıyoruz. Biz 3 sene oldu göreve geleli, 2 sene salgınla
gitti.
"DİJİTAL ALANLA MUTLAKA BAĞLANTI
KURUN"
Ne olmak
istiyorum demeyin, ne yapmak istiyorum deyin lütfen. Artık tek disiplin
alanından diğelim ki, mühendislik, tıp, tarih alanından yükselme dönemi
kapandı. Bugün dünyanın en tepedeki üniversitelerine baktığımızda 2 ya da 4
diploma veriyorlar. Trans disiplin deniyor. Lisans başka yerde olabilir,
sertifikalar alabilirsiniz. Ne olursa olsun dijital alanlarla bağlantınızı
kurun. Diyelim ki hekimsiniz, öğretmensiniz, veterinersiniz mutlaka bu alanla
bağlantınızı kurun. Artık diploma temelli bakış açınız yok. Senin hangi
becerin, yetkinliğin var, soru bu. Üniversite mezunu olmasanız bile, lise
mezununda beceri yetkinlik varsa onu da alıyorlar. Mesleğinizi dünya
haritasında görmeye bakın, sadece bir şehirde bakmayın. Bugüne bakarak değil
dünyanın geleceğine bakarak karar verin.
"ÇOCUKLARIN HAYVANLARLA İLGİSİ
EĞİTİMİN HEDEFLERİ ARASINDA"
Ben Ziya
öğretmen olarak bakanlığa başladığımda Pergel adında köpeğim vardı. Bir
arkadaşım bakım merkezinde yardıma ihtiyacı var dedi. O kadar zayıftı ki,
ayakları pergele benzediği için o ismi koydum. İnsanla hayvan arasında sahiplik
ilişkisi olmamalı. O mu benim sahibim, ben mi onun? Bu belirsizdir. Çocukların
hayvanlarla ilişkisi eğitimin en yüksek hedefleri arasında. Kul hakkı dediğimiz
bir şey var. Bitkiler, hayvanlar hakkı olan varlıklar. Çocuklar hayvanlarla
olduğunda çok güzel bir terbiye oluşuyor. Bu konuda elimden gelenin çok daha
fazlasını yapmaya çalışacağım.
"ATAMA TAKVİMİ EYLÜL AYINDA İLAN
EDİLMİŞ OLACAK"
Atama
takvimi ilan edildi. Eylül başında atamalar yapılacak. Artık hangi il ve
ilçelere yönlendirildikleri Eylül ayında ilan edilmiş olacak.Milli Eğitim
Bakanlığı'nın okuyan balık diye bir sitemiz var. Görsel, sesli, işaret diliyle
kitaplarımız var. Anadolu masallarımız sesli olarak dinlenebilir. Kültür
Bakanlığımız e-kütüphaneyi ortaya koydu. Oraya ücretsiz erişim sözkonusu.
Oralardan da sesli kitaplar, görsel olarak okumak için dijital kitapların
binlercesine erişebilirler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum Kuralları
1.Yapılan Yorumlar İncelenip Değerlendirilecektir Gerekirse Yasal İşlem Uygulanacaktır.
2.Herhangi Bir Ağır Söz Ve Küfüre Maruz Kalındığında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 e Göre Cezalandırılacağı Dikkate Alınması dahilinde işlem yapılacaktır.