AK Parti
muhalifi muhafazakarların kalesi konumundaki Karar Gazetesi'nin yazarlarından
Elif Çakır'ın başörtüsünü çıkartması dün medya kulislerinin en çok konuşulan
konusuydu.
Dün
gazetesinde yayımlanan köşe yazısında ilk kez başörtüsüz fotoğrafı ile
okurlarının karşısına çıkan Çakır'ın bu kararı sosyal medyada da geniş yankı
buldu.
Karar
yazarına özellikle muhalif kesimden Kabataş olayları üzerinden eleştirel ve
iğneleyici yorumlar yapıldı.
Diğer
yandan, Elif Çakır'ın medyadaki yakın arkadaşlarından Habertürk yazarı Nihal
Bengisu Karaca da başörtüsünü çıkarmak gibi radikal ve sürpriz bir karar alan
meslektaşının kararını bugün köşesinde değerlendirdi.
Elif Çakır
ile ilgili bazı sosyal medya paylaşımlarını oldukça "kıyıcı"
bulduğunu ve bunlara sosyal medyada tepki de gösterdiğini belirten Karaca,
"Ancak oraya gelmeden önce şunu kaydetmemde fayda var: İnançlı bir insanın
yıllarca örtülü kaldıktan sonra açılmasını tebrik edilesi bir durum olarak
görmüyorum. Bu tür ricatlarda cesaret vehmedenlerden de değilim. İslam’ın
kadının başörtüsüne indirgendiği, başörtüsünün de birkaç gaddar kadın ile
özdeşleştiği bugünlerde dindar, adil ve vicdanlı bir kadın için asıl cesaret
gerektiren başörtülü kalabilmektir, tersini yapmak değil." dedi.
Ancak, buna
karşın insanların zaman içindeki değişimleri nedeniyle, herhangi bir anlama
çabası gösterilmeden linç edilmelerini insani bulmadığını da ekledi.
NEDEN
BAŞÖRTÜSÜNÜ ÇIKARDI?
Kendisini en
çok dehşete düşürenin bu kararın siyasi olduğuna dair yorumlar olduğunu dile
getiren Karaca, "Elif’in kararı on yıllardır başörtülü olan tanınmış bir
kadının böyle bir yola girmesi bakımından benzersiz olabilir. Ama meselenin bir
partiyi uğurlamak ve bir diğerini selamlamakla ilgili bir çirkinlikle uzak
yakın ilgisi olmadığını biliyorum. Kalemi var, kendi köşesi var, isterse yazar
anlatır nedenlerini. İstemezse paylaşmaz. İşin özü mesele Elif Çakır değil."
ifadelerini kullandı.
DİN
YORGUNLUĞU
Kadın erkek,
muhafazakar kesimde yaygın bir "sekülerleşme" eğilimi olduğu görüşünü
paylaşan Habertürk yazarı sözlerini şöyle sürdürdü;
"Buna
zaman zaman din yorgunluğu da ekleniyor. Egemenlerin her meseleyi dini alana
taşıma ve dinin sahip olduğu kutsallığı ele alınan mesele için de talep etme
buyurganlığından kaynaklanan bir yorgunluk."
ÇOK ÇARPICI
İFADELER
Muhafazakar
kesimin yaşam tarzına ilişkin Elif Çakır'ın başörtüsü kararı üzerinden çok
çarpıcı analizler yapan Karaca "Nasıl oldu?" sorusunu ise şöyle
detaylandırdı;
"Önce
erkekler yaşam tarzlarını kökten değiştirmeye başladılar ve lafı gevelemeyelim,
yozlaşarak sekülerleştiler. Barlara gidip "Ama ben içmiyorum ki"
diyerek, sonra az az içmeye başlayarak, yazları yatlarda teknelerde lüks
otellerde geçirerek, derken karşı cinsle zembereğinden boşalmış gibi girişilen
ilişkiler...
Kadınlar ise
başörtülerini çıkararak bu trende dahil oluyor.
Kimi eski
çevresinden tamamen kopuyor, kimi bulunduğu yerden ayrılmadan değişimini
yaşıyor.
Erkeklerin
dönüşümü o kadar tartışılmazken kadınlarınki ‘görünür’ ve dolayısıyla iz
sürmeye, akabinde tartışmaya daha açık görülüyor.
Başörtüsü
bazılarının iddia ettiği gibi siyasal İslam göstergesi değildir.
Kur’an'daki
emirlerden biridir, haram helal bilen Anadolu insanının haramdan uzak durma
niyetine dair bir duadır, ibadettir. Müslüman bir toplumdaki yaşayış ve
pratiğin tecessümüdür."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum Kuralları
1.Yapılan Yorumlar İncelenip Değerlendirilecektir Gerekirse Yasal İşlem Uygulanacaktır.
2.Herhangi Bir Ağır Söz Ve Küfüre Maruz Kalındığında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 e Göre Cezalandırılacağı Dikkate Alınması dahilinde işlem yapılacaktır.